
3 günlük İstanbul gezi planı
- 3 gün
- Dengeli tempo
- Günde yaklaşık 25 dk yürüyüş
İstanbul için 3 gün, tabi usulüyle planlandı — her gün tek mahalle, boşluksuz zamanlama, her durak 10 özenle seçilmiş mahalledeki 62 insan eliyle doğrulanmış mekân arasından seçilmiş. Çevrimdışı açın ve sokak sokak takip edin ya da kendi planınız için başlangıç noktası yapın.
Gün gün
1. GünAdalar (Büyükada) — gezi günüİstanbul, 7 durak
Bir zamanlar atlı faytonların dolaştığı, bugünse bisiklet ve elektrikli araçların koştuğu araçsız sokaklarında belle-époque ahşap köşkleri, çam ormanlı bir tepedeki hac manastırını ve iskele kıyısındaki rakı-balık sofralarını buluşturan, yalnızca vapurla ulaşılan bir ada kaçamağı.
- 08:30Aya Yorgi Manastırı
İstanbul'un en çok ziyaret edilen hac kilisesi, Büyükada'nın en yüksek ve en güneydeki noktası olan Yücetepe'de, Bizans döneminden beri bir manastırla özdeşleşen bir arazide yükseliyor. Giriş her gün 08:00-16:00 arası ücretsiz; yalnızca pazar sabahları 09:00-12:15 arası ayin nedeniyle ziyarete kapalı. Araçla ulaşım yok: kasabadan kısmen toprak bir patikada 20-30 dakikalık dik bir tırmanış (ya da kiralık bisikletle daha uzun bir tur) gerekiyor, karşılığında Marmara Denizi'ne ve diğer adalara bakan bir manzara sunuyor. 23 Nisan ve 24 Eylül'de her inançtan binlerce hacı ipe sarılı dilekleriyle yalınayak tırmandığından patika bu iki tarihte çok daha kalabalık oluyor.
- 10:15
Splendid Palace Oteli
Büyükada'nın hâlâ ayakta ve faal olan son büyük ahşap otellerinden biri olan bu 1911 tarihli belle-époque yapı, Osmanlı paşası Sakızlı Kazım Paşa için, oymalı balkonlarla çevrili camlı bir atriyum etrafında inşa edilmiş — yerel halkın 'kurabiye mimarisi' dediği bir üslupla. Her yıl Nisan-Ekim arası bir butik otel olarak konuk almaya devam ediyor ve kışın kapanıyor, bu yüzden konaklama planlamadan önce tarihleri kontrol edin. Rezervasyonunuz olmasa bile, iskeleden Nizam'ın köşklü sokaklarına kısa bir yürüyüşle ulaşılan pembe-beyaz cephesi ve avlusu adanın simge fotoğraf duraklarından biri.
- 11:00
Büyükada İskele Meydanı
Büyükada'nın tek meydanı aynı zamanda adanın ulaşım merkezi — vapur iskelesi, 1923 yapımı saat kulesi, bisiklet kiralama tezgahları ve adadaki her yürüyüşün başlangıç noktası birbirine sadece birkaç adım uzaklıkta. 2020'de hayvan refahı gerekçesiyle adanın simgesi olan faytonlar kaldırıldığından, adada ulaşım artık yürüyerek, kiralık bisikletle ya da belediyenin elektrikli araçlarıyla sağlanıyor; Büyükada'da hâlâ hiçbir özel araç yok. Aya Yorgi'ye ya da Dilburnu'na gidecekseniz bisikletinizi doğrudan meydandan alabilirsiniz.
- 12:15Öğle yemeği Tarihi Prinkipo Dondurma
İskelenin hemen yanındaki saat kulesi meydanında, 1961'den beri hizmet veren bu dondurmacıyı İtalyan kurucusu Giorgio Politi, Roma'dan getirdiği dondurma yapım tekniklerini adanın taze meyveleriyle birleştirerek açmış — yerel halk hâlâ 'Roma Dondurması' diyor. Katkı maddesi yok, sadece süt, salep ve meyve; yanında waffle ve kahve de var. Yaz aylarında saatleri gece geç saatlere uzasa da kış aylarında kısalıyor, bu yüzden kış ziyaretinden önce teyit etmekte fayda var; yoğun saatlerde kuyruk beklemek normal.
- 13:15
Heybeliada
İstanbul'un Prens Adaları içindeki ikinci büyük adası, Büyükada'nın kalabalığından uzak, daha sakin ve oturmaya elverişli bir tempo sunuyor — Türkçe adının da işaret ettiği gibi ('heybe'), küçük bir liman kasabasının iki yanında yükselen çam kaplı iki tepeden oluşuyor. Adalar'ın geri kalanında olduğu gibi burada da motorlu araç trafiği tamamen yasak: dolaşım yürüyerek, kiralık bisikletle ya da belediyenin elektrikli araçlarıyla sağlanıyor. İskeleden kısa bir yürüyüşle Değirmenburnu Plajı'na inip denize girebilir, Ümit Tepe'ye çıkan daha zorlu bir tırmanışla da 1971'den beri eğitime kapalı ama bahçesi, kütüphanesi ve şapel avlusu gezilebilen kubbeli Aya Triada (Heybeliada) Ruhban Okulu'na ulaşabilirsiniz. Vapurlar Kabataş, Beşiktaş, Kadıköy ve Bostancı'dan doğrudan kalkıyor (yaklaşık 30-35 dakika); Büyükada'dan ise adalar arası hatla yaklaşık 10 dakikada geçiş yapabilirsiniz.
- 15:30Dilburnu Tabiat Parkı
Büyükada'nın batı kıyısında, iskeleden yaklaşık 2,5 km uzaklıkta korunan bir çam burnu — motorlu ulaşım olmadığından bisikletle ya da uzun bir yürüyüşle planlayın. Giriş kapısı saatleri 08:30-20:00 arası (kış aylarında kısalabilir); yetişkinler için makul bir giriş ücreti var, öğrencilere indirimli. İçeride gölgeli patikalar ve kayalık koylar, iskelenin kalabalığından uzakta Marmara Denizi'nin ve anakaranın manzarasını sunuyor.
- 17:30Akşam yemeği Balıkçı Süleyman
İskeleye kısa bir yürüyüş mesafesinde, adanın gözde rakı-balık adreslerinden biri — günlük av balığı ızgara ya da tavada, yanında masadaki balık sevmeyenler için de yetecek dolu bir meze sofrası (patlıcan salataları, acılı ezme, humus). Yaz hafta sonlarında akşam vapuruna kadar kalan günübirlikçilerle iskele kıyısındaki masalar erken dolduğundan önceden rezervasyon yaptırın.
2. GünBalat ve çevresi — tarihî sokak günüİstanbul, 11 durak
İstanbul'un en dik eski mahallesi — Haliç'in üzerinde kırmızı ve hardal sarısı ahşap evlerin taşlı, merdivenli sokaklardan tırmandığı; hâlâ ayin yapılan bir Rum Patrikhanesi'nin, baştan aşağı demirden dökülmüş bir kilisenin ve yüzyıllık bakkal vitrinlerine sıkışmış antikacıların bulunduğu bir semt.
- 08:00Kahvaltı Forno Balat
Patrikhane'nin arkasında, taş fırınında lahmacun ve pide pişiren, avlusu bitkilerle dolu ve Haliç'i kıyıdan gösteren bir kahvaltı-fırın kafe. Hafta sonu sabahları avludaki masalar için kuyruk oluşur — 10:00'dan önce gelin, aksi halde biraz bekleyebilirsiniz; pazartesileri kapalı.
- 08:30Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi (Aya Yorgi Kilisesi)
1601'den beri Ekümenik Patrikhane'ye ev sahipliği yapan mütevazı sokak kapısı, küçük bir avluya ve Aya Yorgi Kilisesi'ne açılır; burada 5. yüzyıla tarihlendiği söylenen mermer patrik tahtı, Aziz Grigorios, Vasilios ve Yannis Hrisostomos'un kutsal emanetlerini taşıyan yaldızlı ikonostasisin önünde durur. Omuz ve dizlerinizi örtün, kapıda çanta kontrolü yapılabileceğini unutmayın; pazar sabahları 09:00–11:00 arasında ayine sessizce arkadan tanık olabilirsiniz.
- 10:00Ahrida Sinagogu
İstanbul'un ayakta kalan en eski sinagogu (1430'lar, Ohrid'den gelen Yahudi göçmenler tarafından inşa edilmiştir); Nuh'un Gemisi'ni simgelediği söylenen kayık biçimli tevahıyla ve 17. yüzyılda kendini mesih ilan eden Sabetay Sevi'nin ibadet ettiği tek sinagog olmasıyla tanınır. Ziyaretler yalnızca önceden randevuyla mümkündür: birkaç gün öncesinden Hahambaşılığı üzerinden ya da lisanslı bir Yahudi mirası rehberinden başvurun, yalnızca hafta içi sabahları — kapıdan doğrudan giriş yoktur.
- 10:45
Balat'ın Renkli Evleri (Kiremit Caddesi)
Kiremit Caddesi'nin kırmızı, kobalt mavisi ve hardal sarısı sıra evleri yamaçtan dimdik yükselir — Balat'ın en çok fotoğraflanan sokağı; en iyi kare, yolun ortasındaki küçük sahanlıktan alınır. Bir sokak öteden, Merdivenli Yokuş'un renk renk basamakları diğer klasik poz noktasıdır. İkisi de dik parke taşı ve merdivenlerle kaplıdır; tekerlekli sandalye veya bebek arabasıyla geçilemez.
- 11:45
Sveti Stefan Bulgar Kilisesi (Demir Kilise)
Viyana'da parça parça dökülüp Tuna ve Karadeniz üzerinden İstanbul'a taşınan bu neo-gotik kilise, 1898'den beri tepeden tırnağa dökme ve dövme demirden ayakta duruyor — gül penceresi ve nişlerdeki aziz heykelleri bile taş görünsün diye boyanmış demirden. Haliç sahil yolunun tam üzerinde ücretsiz, beş dakikalık bir mola; demir işçiliğinin en güzel göründüğü an sabah ışığıdır.
- 12:30Öğle yemeği Sofyalı 9
Asmalımescit'in dar bir sokağındaki yüz yıllık binada yer alan bu klasik meyhane, rakı ve şarabı basılı bir menü yerine tepsiyle gelen zeytinyağlı meze, kızartılmış ciğer ve ızgara ahtapotla eşleştiriyor — garson tepsiyi getirir, siz işaret edersiniz. Akşam masaları için önceden arayın; öğleden sonranın ortasından gece yarısından sonrasına kadar yerli ve turist karışık bir kalabalıkla doluyor, pazartesileri kapalı.
- 13:30
Pera Müzesi
Meşrutiyet Caddesi üzerinde, Oryantalist resimler, Anadolu ölçü aletleri ve Kütahya çini koleksiyonu etrafında kurulmuş özel bir müze; bodrum kattaki galerilerde güçlü gezici sergiler ağırlıyor. Pazartesileri kapalı; her Cuma 18:00-22:00 arası giriş ücretsiz, çarşamba günleri öğrencilere ücretsiz ve bina her katına asansörle ulaşılan tam engelsiz erişime sahip.
- 15:15
İstiklal Caddesi
İstanbul'un Taksim Meydanı'nı Tünel Meydanı'na bağlayan 1,4 kilometrelik yaya caddesi; 19. yüzyıldan kalma apartmanlar, amiral gemisi mağazalar, sinemalar ve kitapçılarla çevrili, caddeyi yürüme hızında kat eden kırmızı nostaljik tramvay (T2) eşlik ediyor. En hareketli ve atmosferli hâli akşam saatlerinde; düz, taşlı zemin tekerlekli sandalyeye uygun ama hafta sonu akşamları aşırı kalabalık oluyor.
- 17:00
Çiçek Pasajı
İstiklal Caddesi'nden ayrılan, 1876'da inşa edilmiş camekânlı bir pasaj; Belle Époque döneminde çiçekçilerin mekânıyken bugün geçmekte olanlara midye tava ve kokoreç servisi yapan meyhane masalarıyla dolu, bir yan kapısı da Balık Pazarı'na açılıyor. Mimarisi için gündüz gezilebilir ya da akordeoncuların ve masa çağırıcılarının dolaştığı akşam saatlerinde oturulabilir — masaya oturmadan önce restoranların fiyatları büyük fark gösterdiğinden kontrol edin.
- 18:00Akşam yemeği Agora Meyhanesi 1890
1890'da bir Rum işletmeci tarafından açılan, özgün taş binasında yeniden hizmet veren bu meyhane; soğuk sebze ve deniz ürünü mezelerinin ardından ızgara balıkla devam eden klasik İstanbul sofrasını, tonoz tavanlı odalarda sürahi rakıyla sunar. Çoğu akşam rezervasyonla dolduğundan hafta sonu için önceden yer ayırtın; pazartesileri kapalı.
- 19:15
Galata Kulesi
İstanbul'un 14. yüzyıldan kalma Ceneviz gözetleme kulesi, bugün Boğaz, Haliç ve tarihi yarımada silüetine 360 derece manzara sunan bir seyir terası; hızlı asansör 7. kata kadar çıkıyor, üst galeriye son birkaç kat ise dar bir merdivenle ulaşılıyor. Giriş saatli ve İstanbul'un çoğu görülecek yerinden daha pahalı — kuyruktan kaçınmak için tam açılışta ya da gün batımına yakın gidin.
3. GünSarıyer ve Yukarı Boğaz — tarihî sokak günüİstanbul, 6 durak
Rumeli Hisarı'nın dişli kulelerinin kuzeyinde Boğaz yeşile ve saltanata bürünür — Emirgan'ın lale korusu ve at heykelli bir yalı müzesi, karşı kıyıdaki barok bir padişah kasrına bakar; Tarabya'daki rakı-balık masaları ve Sarıyer merkezindeki taş fırınlı börekçi bu sahili tamamlar; buraya metro ulaşmadığından kıyı, vapur ve otobüs hatlarıyla birbirine bağlanır.
- 07:40Konaklamadan çıkış yapın
- 09:00
Rumeli Hisarı
II. Mehmed, İstanbul'un fethinden bir yıl önce, 1452'de bu kaleyi yalnızca dört ayda, Boğaz'ın en dar noktasına inşa ettirdi; buradan atılacak toplarla Karadeniz'den gelecek Bizans takviyelerini kesmeyi hedefliyordu — üç büyük kulesi hâlâ onları yaptıran vezirlerin adlarını taşır. İçeride kulelere ve surlara dik, düzensiz taş merdivenlerle çıkılır; tepeden Boğaziçi Köprüsü'ne ve karşı kıyıdaki Anadolu Hisarı'na uzanan geniş bir manzara açılır, ancak zemin baştan sona sarp olduğundan sağlam ayakkabı şart. Pazartesileri kapalıdır; dini bayramların birinci günü kapılar saat 13:00'te açılır.
- 10:45
Küçüksu Kasrı
Sultan Abdülmecid'in, 1857'de Balyan baba-oğul mimarlar Garabet ve Nigoğayos'a Anadolu Hisarı ile Boğaziçi Köprüsü arasında, Anadolu yakasında inşa ettirdiği bu şeker gibi yazlık kasrın deniz cephesi, süs havuzu ve çeşmesinin üzerinde batılı tarzda kabartmalarla bezelidir. Bu semtin Avrupa yakasındaki gezi noktalarından buraya ulaşmak Boğaz'ı geçmeyi gerektirir — en pratik yol, yalnızca hafta içi ve cumartesi çalışan İstinye–Emirgan–Kanlıca–Anadolu Hisarı–Kandilli halka vapur hattıdır, iskeleden kasra kısa bir yürüyüşle varılır; Rumeli Hisarı'ndan doğrudan bir vapur bağlantısı yoktur, bu yüzden burayı ayak üstü değil yarım günlük bir sapma olarak planlamak gerekir. Pazartesileri kapalıdır.
- 12:00Öğle yemeği Meşhur Sarıyer Börekçisi
1895'ten bu yana aynı taş fırında pişirim yapan bu dört katlı Sarıyer kurumu, semtin adının İstanbul'da börekle özdeşleşmesinin baş nedenidir. Vitrinin yıldızı su böreğidir — elde açılan yufkanın önce haşlanıp peynirli ya da kıymalı iç malzemeyle katlanarak fırınlanmasıyla yapılır — yanında kol böreği ve diğer tuzlu hamur işleri, tepside dilim dilim, yerinde ya da paket olarak satılır. Personel hamuru daha gün ağarmadan açmaya başlar; en taze (ve en tenha) saat kahvaltı vaktidir, öğleye doğru kısa bir sıra oluşabilir.
- 13:00Sakıp Sabancı Müzesi
Bir Mısır hidiv ailesinden bir prens için 1920'lerde Boğaz kıyısında inşa edilen bu köşk, sonradan Sabancı ailesi tarafından satın alınmış ve bahçesine konan at heykeliyle Atlı Köşk adını almıştır; bugün tarihi köşk ile bitişiğindeki modern kanatta Osmanlı hat sanatı, saray belgeleri ve 19-20. yüzyıl Türk resimleri sergileniyor. Tüm galerilere rampa ve asansörle erişilebilir, engelli tuvaletleri mevcuttur; engelli ziyaretçiler ve bir refakatçileri ücretsiz girer. Pazartesileri kapalıdır; son giriş, kapanıştan yarım saat önce, 17:30'dur.
- 14:45
Emirgan Korusu
İstanbul'un en büyük tarihi korusu, çınar ağaçları ve Boğaz'a inen yamaç çimenlikleriyle 47 hektara yayılır; üç Osmanlı köşkü — Sarı, Pembe ve Beyaz Köşk — bugün çiçek tarhları arasında çay bahçesi ve kafe olarak işletiliyor. Birkaç kapıdan ücretsiz girilen koru, her Nisan'da yüz binlerce lalenin dikildiği Lale Festivali ile İstanbul'un bahar vitrinine dönüşür ve hafta sonları kalabalıklaşır; sıradan bir günde ise Emirgan otobüs-vapur durağına birkaç dakika yürüme mesafesinde sakin bir piknik-çay molası sunar.
- 17:30Akşam yemeği Kıyı Restaurant
1966'dan bu yana Tarabya'nın simgelerinden biri olan bu iki katlı meyhane, balıkçı teknelerinin ve yatların demirlediği koyun tam kıyısında yer alır; salonu ve terası tablolarla ve marina manzarasıyla çevrilidir. Klasik rakı-balık sofrası kurulur: lakerdadan midye tavaya uzanan uzun bir soğuk-sıcak meze turunun ardından, o gün tezgahta en taze ne varsa ızgara ya da tavada pişirilerek gelir. Hafta sonu akşamları ve teras masaları için rezervasyon şiddetle tavsiye edilir; üst segment bir meyhane olduğundan fiyatlar da buna göredir.